Bu soru bir hafta önce bana yöneltilmiş olsaydı; cevabım hiç bir fikrim yok olurdu sanırım. Çünkü; bana göre lünüx, daha önce hiç tanışmadığım bir işletim sisteminden ibaretti.

Söz konusu olunca, ünde şart olabileceğini inanın bende yeni yeni kavrıyorum. Peki neden ? En önemli sebebi, kesinlikle eğer yapısını kullanacaksanız, Windos ile veri tabanınız üzerinde müdahele etmek gibi bir durum çok ama çok kısıtlı oluyor. Nasıl yani? Şöyleki; dosyalara chmodda hiç bir şekilde müdahele etme yetkiniz yok! wp-admin, wp-content/theme, wp-content/plugins ve diğer bütün dosyalar için izinler sadece 666′yı içeriyor ve bunu değiştirmek en azından sizin tarafınızdan mümkün değil.

Bir haftadır şu yeni meselesiyle uğraşıyorum ve bir önceki yazımda da belirttiğim gibi; kısmende olsa sorunları çözüp en azından bloğu açtık. Hostin firması ile ilk irtibatımda, çok net olarak kesinlikle istiyorum dememiştim ama öncesinde yapmış olduğum araştırmalarda, için olması gerektiğini biliyorum da bunu neden olması gerektiğini bilmiyorum. Sonuçta ile başlayarak, yaklaşık bir haftadır veri tabanı ile cebelleştikten sonra, sıra tema içerisinde yapılması gereken düzenleme geldiğinde giriş izni olmadığını ancak farkedebildim. Aslında sebebi çok basitti; için uygun değil, içinde uygun değil.  Kalıcı bağlantıları bile istediğiniz gibi ayarlayamıyorsunuz.  Sadece ’in varsayılan kalıcı bağlantısını kullanmak zorunda kalıyorsunuz ki, bu durumda sizi çokta fazla umursamıyor, indexleyemiyor. Zira; indexlemesine yardımcı olacak etiketini head büne yerleştirmek imkansız, head dosyasını açmak imkansız çünkü!

Yine bir önceki yazımda belirttiğim gibi; hizmeti alırken aynı dili konuşuyor olmak çok önemli. Çok şükür ki, Hamdi bey ile aynı dili konuşuyoruz :) Günlerdir her aşamada yardımcı olmaya çalıştılar ve nihayetinde sorunları ile çözemeyeceğimiz kesinleşince, linüxe geçmemi sağladılar. Hemen belirteyim şu anda, iki sunucudan da hizmet alan tek siteyim sanırım :) Elbette geçici bir durum, taşınma işlemi biter bitmez, ’ daki işgalime son vermiş olacağım merak etmeyin (!)

Sonuç olarak; benim gibi teknik konulara yeni yeni aşina oluyorsanız ve alt yapısı kullanarak domeininizi barındıracaksanız, tercihinizin olduğunu, mutlaka belirtin!

Doğrusu bu defa gerçekten ümidimi kesmiştdim! Kısmende olsa, eksikliklere rağmen yeniden bu sayfada yazıyor olmam mucizevi bir durum. Daha önce ış olduğum tecrübelerden ders aldığımı ve aynı hataları tekrarlamayacağımı zannediyordum ama malesef hataları tekrarladıkça deneyim sahibi olabiliyormuş.

Kahrolası hizmeti sunan, sunduğunu zanneden üç, beş kendini bilmez yüzünden üçüncü kez aynı durumla karşı karşıyayım. İlkkinde tamamen bilinçsiz olduğum için malesef 400′ün üstünde girdim yok olmuştu. Evet tamam önemli bir unsur diyip; düzenli almam sonucu ikinci kazayı sorunsuz atlattım.

Bu son olay diğer ikisine hiç benzemiyor; bir sabah kalktığımda, site kapı duvar olduğu gibi sağlayıcımda kapı duvar!  Adamlar resmen çantalarını toplayıp gitmiş durumda. Ne bir irtibat bilgisi, ne bir ses. Daha kaç kişi bu yüzden yanmış olabilir kestiremiyom. “Güvenilir hizmeti” ne demek şimdi daha iyi anlıyorum. Sonuçta yeni bir hosta taşındım, tek dileğim yeni bir kaza kurbanı olmamak!

Düzenli almama rağmen 2.5.1′in otomatik alıcısına güvenip, son bir aydır phpmyadminden veri tabanı yedeği almadığım gibi aldığım yedekleride nasıl olsa otomatik alıyorum diye sildim. Bunun türlü sıkıntılarını şu anda yaşamakta olsamda, bu kadarına şükrediyorum. Elbette bu seviyeye gelirken epey zorluk çektim. ile kendi veri tabanımı uyumlu hale getirmek pek kolay olmadı. Türkçe karakter sorunu karşıma çıktı.  Bu sorunu ış lan pek çok kişinin izlediği yolu izledim ama malesef; MySQlde karşılaştırma değerini utf8_general_ ci yapmak ve dosyalar içinde utf8 olarak düzeltme yapmak sonuç vermedi.

Yedeği geri yükleme esnasında aynı sorunu yaşayan ve çözüm yolu arayanlara tek tavsiyem; yedeğinizi geri yüklemeden, veritabanında utf8 ayarlarını yapmanız ve yedeğinizi o şekilde geri yüklemeniz. Hepsinden önemlisi; her aşamada desteğini sizden esirgemiyecek olan bir hizmeti almanız.

Katkılarından dolayı sevgili Adonis‘e ki, yeni temamım mimarıda kendisidir ve sabırla verdikleri destekten dolayı, hostingsatis‘a çok teşekkür ediyorum. hizmeti alırken, aynı dili konuşuyor olduğunuzdan emin olun ;)

Umarım bu sefer doğru yerdeyim!

( Bu kız akıllanmaz :) )

Lafa gelince  bir başkasına akıl vermekte üstümüze yokturda, söz konusu kendimiz olunca malesef o akıllar pek işe yaramaz.

Mantığımızın sürekli doğru seslerle bizi yönlenlendirmesine rağmen, o sese var gücümüzle kulaklarımızı tıkarız.

Yolunda gitmeyen bir ilişkisi mevcuttur ve bu her iki tarafada zarar verme noktasına varmıştır. Taraflar tam gaz ilerlerken; belki bilerek, belki de bilmeyerek birbirlerine ı dayanılmaz hale getirir. Sürekli ayrıl, barış konumunda ( eğer birde duygular söz konu ise) sorunları belkide görmezden gelerek birbirlerini yıpratmaya devam ederler ( gün gelir boyumuz 1cm uzar ümidi ile)

Tamda bu esnada Fransızca’dan dilimize uyarlanan şu “” kelimesi devreye girmeli bence. Yani; motor çalışmaktadır ama, araba viteste olmadığı için hareket etmemektedir. Ya ilişkinizi “” ye alıp herşeyi oluruna bırakın ( bu durumda iplerini karşı tarafın eline tamamen vermeyin) ya da bir süre karşı tarafa farkettirmeden uzaklaşmayı deneyin! Okumaya Devam »

17 Haziran 2008

Bir şair dizelerinde, “Ölmek için gerçekten ölmeye hiç gerek yok” der. Zaten yaşarken her türlü ölümü görmüyor muyuz? Tesadüfen çalınmış hayatları yaşıyoruz belki de!

Bir akşam üstü ansızın sokakta patlayan bir hayata veda etmenize neden olabilir. Belkide bir kurşunu!

Önce deprem oluyor zannettim, pencereler büyük bir gürültüyle sarsılıyordu. Belkide bir uçak düşmüş olabilir dedim. Serhan, bunun bir yıldırım düşmesi olduğunu söyledi! Ama hiç biri. Sadece yüz metre kadar ileride patlayan bir ses bombasından başka birşey değildi! Okumaya Devam »

Uzun zamandır, tek solukta okuduğum başka bir olduğunu hatırlamıyorum. çıkalı hayli bir zaman olmuş ama, ben yeni fırsat bulabildim. Davinci’nin Şifreleri adlı kitabın yazarı Dan Brown’un kaleminde bulan İhanet Noktası adlı kitabı okuduğumda, sürükleyici bir film izliyorum hissine kapıldım.

Kitapta, Amerika’da Nasa üzerine oynanan siyasi oyunların yansımasını görmek mümkün. Bin bir türlü entrika ve sahtekarlığın yer aldığı düzenek üzerine yazılmış harika bir .

Henüz kitabı elimden bırakalı iki saat olmamıştı ki; ardından kendi ülke gündemimizde halen yer alan Operasyonu hakkında Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar’ın, bir kaç önce yayımlanmış olan kitabı Gizli Kalmış Belgelerde Karanlık İlişkiler adlı kitabını okumaya başaladım. Okumaya Devam »

Çok çabuk öfkelendiğim halde, aynı çabuklukla yatışabiliyor olmamı ve inanılmaz sabır timsali olarak affedici olmamı zaman zaman kendim bile yargılar durumdayım. Ama en azında kin duygusu taşımadığım için bunun iyi bir özellik olduğu kanaatindeyim. Yinede öfke kontrolüne ihtiyacım olduğunu itiraf etmem gerek!

İki hafta önce sıradan bir mağazasının önünden geçerken, yeni bir alma gereği hissettim. ( Buda kötü huylarımdan bir tanesi, vitrine bakıp beğenmiş olmam yeterli) sonuçta mağazadan içeri girip beğendiğim mobilyayı aldım. İstediğim renk henüz ellerinde mevcut olmadığı için teslimat konusunda bir hafta sonrası için anlaştık.

Bir hafta sonrasında, söz verildiği gibi teslimat gerçekleşmedi ama, bunun kasıtlı bir davranış olduğunu düşünmedim ve ertesi gün için yeniden söz aldım. (Bana söz veren tezgahtar başına geleceklerden habersizdi.) Tahmin edeceğiniz gibi ertesi gün yine teslimat gerçekleşmedi ve ben yeniden aradım. müdürü kendisinin bu konuda söz vermediğini ve konudan habersiz olduğunu söyledi. Elbette habersiz değildi ve sözleşmeyi bizzat kendisiyle yapmış olduğumu unutmuş gibiydi. Okumaya Devam »

Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasın Dair Yönetmelik bugünkü ’de yayımlandı.

Sonuç bana göre tam bir fiyasko! Zaten temelden sarsılan orta öğretim bu seferde 5 zayıfla lise geçme kolaylığını yaratınca, hepten sarılcağı konusunda hiç şüphem yok!

Bakanlığı’nın sınıf geçme ve sınıf yönetmeliği hakkında yağtığı değişikliklere göre:

9′uncu sınıfta 3 dersten başarısız olanlar, 10 ve 11′inci sınıflarda 2 dersten başarısız olan öğrenciler bir üst sınıfa sorumlu olarak geçebilecek. Alt sınıflarla birlikte başarısız ders sayısı toplamı 5′ten fazla olan öğrenciler sınıfta kalacak.
9′uncu sınıfta 3, 10′uncu sınıfta 2 zayıfı olan öğrenci, toplam 5 zayıf ile bir üst sınıfa sorumlu geçebilecek. Sorumluluk, o dersin sorumluluk sınavında başarılı olunması halinde kalkacak. Okumaya Devam »

9 Haziran 2008

Çiçekleri çok sevmeme rağmen, uzun yıllar evimde çiçek besleme cesaretini kendimde bulamadım. Çünkü; bana göre evde çiçek beslemek ya da evcil bir hayvan beslemek aynı sorumlulukları gerektirir. Zamanında suyu verilmeli, güneş görebilmeli, zaman zaman toprak havalandırlılmalı v.s. Bu görevlerden bir tanesini aksatırsam çiçeklerimin sağlıklı yaşayamayacağını bildiğimden, çiçek besleme riskini almak istemedim. Tabi bu bahsettiğim durum iki yıl önce değişti.

Evimde pek çok çiçek besliyorum ve her birinin güneşi rahatlıkla görebilmesi için mobilyaların yerlerini onlara göre ayarlıyorum. Balkonlu evlerde yaz aylarında sorun yok, nede olsa balkonda rahatlıkla çiçek besleyebilirsiniz. Malesef balkonu olmayan evler için, her mevsim aynı konforu sağlamak size düşüyor.

İki haftadır taşınma telaşındayım ve malesef yeni evimde balkon olmadığı için bu konforu sağlamak bir hayli zamanımı aldı. Günün her saati güneş ışığı hangi noktadan evin içine yansıyor diye epey uğraşmak zorunda kaldım. Sonuçta istediğim sonucu aldım ama, çiçeklerin bazılarını  hediye etmek zorunda kaldım. Okumaya Devam »

Uzun zamandır camiasını takip edemiyorum ve tabikii tüm blogcuların buluşma merkezi konumunda yer alan Blograzzi’yi de! epeyi yol katetmiş durumda. Bana göre beta aşamasını geçmeyi çoktan haketmişde. Ama hala bazı eksikliklerin olduğu ya da daha açıkçası amacının dışına taşan bazı faktörlerin yer aldığını söylemek gerek.

Az önce silinen bloglarla ilgili Arda Kutsal’ın şu yazısını okudum. Gayet iyi hoş, ’de bir çeşit temizliğin yapıldığı hemen dikkati çekiyor zaten. Arda Kutsal’ın yazısında “’de sisteme kayıt olmak isteyen blogların onay mekanizması ile dahil edildiğin” den bahsediyor ve “ kabul prosedürümüzde hassas olduğumuz ve kullanıcılarımız tarafından yapılan şikayetlerini de fazlasıyla ciddi aldığımız için sistemden silinen bloglar söz konusu olmuştur.” diye de devam ediyor. ’nin moderasyon sistemi ile yürütülmesi elbette bir çok olumlu etki yaratmıştır. Ancak yine Arda Kutsal’ın sözleri ile ” Kısacası, biz olarak dediğimizde yazarın kendisini ifade ettiği, RSS desteği sunan ve kullanıcı yorumlarına izin veren platformları anlıyoruz.” ifadesini ben pek anlamıyorum. Okumaya Devam »

Anlamak imkansız! yolu meşakkatli, ama zannettiğimizden daha kısa. Bir gün bir köşe başında, bir gün yol ortasında, hastane köşesinde ya da uykuda ansızın yolculuk sona eriyor.

Ölüm her yaşta, geride kalan için acı demek, türü ne olursa olsun. Yine de öyle zamansız duran kalpler var ki yakınlık ya da uzaklık derecesi ne olursa olsun oldukça derinden etkiliyor.

Son zamanlarda eskiden hiç olmadığım kadar iyimser bakmaya çalışıyorum olaylara. Canımızı acıtan ne olursa olsun, sıyırıp atmanın, ondan kurtulmanın kendi elimizde olduğunu bilmek yetiyor sanırım. Çünkü yaraya neşter atmaya değmeyecek kadar kısa! Okumaya Devam »


  • Kendinizi degil, hayati bos verin, eee ben oyle yapiyorum:) Ben kim miyim burda.

  •  
  • KATEGORİLER

  • İstatistikler

    Şu an: 2 kişi sitede
    Bu gün Toplam: 10 kişi
    "01 Temmuz 2008"Tarihinden itibaren Toplam:42
    IP adresiniz: 38.103.63.17
  • Baglantı

    View blog authority
    eXTReMe Tracker